Translate
';
Duamatik.com | Sitemizde her türlü islami bilgilere ulaşabilirsiniz.
Rastgele konu getir

Genel İslamiyet

Hanefî Mezhebi

facebook Twitter Google

Hanefî Mezhebi
Hanefi mezhebi, (Arapça: الحنفية veya المذهب الحنفي) İslam dininin sünni fıkıh mezheplerinden biri. Hanefilerin itikatta (inançta) mezhepleri ise Maturidilikdir.Tümünü oku (yeni pencerede açılır)
‘nin kurucusu Ebu Hanife’dir. İmam-ı Azam Ebu Hanife diye şöhret bulmuştur. Ebu Hanife Kufe’de (80/699) doğmuş, Bağdat’ta (150/767) vefat etmiştir. İmam-ı Azam aslen Türktür. Sahabe devrine yetişmiş tabiîndendir. Kufe’deki büyük fakihlerden okumuştur. Önceleri ticaretle meşgul olmuş, sonra büyük fakihlerden şa’bi’nin teşviki ile ömrünü ilme vermiştir. Önce “Tevhid” ilmini okumuş ve yüksek bir mertebeye ulaşmıştır. Fıkh-ı Ekber ile el-Alim ve’l-Müteallim adlı eserlerini yazarak İslam inancını savunmuştur. Basra’ya kadar giderek orada İslam inancı konusunda tartışmalara katılmıştır.

Ebu Hanife, hocası Hammad’ın ölümü üzerine O’nun yerine geçmiştir. İmam-ı Azam, geniş ve sağlam karihası, kuvvetli fikir ve mütalâası, kitap, sünnet ve bunlardaki inceliklere derin vukufu ile temayüz etmiştir. Fıkıh ilminde pek yüksek seçkin bir mevkii vardır. Çok fazla Hacca gittiği rivayet edilir. İmam-ı Malik O’nun hakkında, “Ebu Hanife’nin mantığı o kadar kuvvetlidir ki, eğer şu direk altındır derse onu isbat edebilir” demiştir. İmam-ı Azam’ın kitap ve sünnetten beşyüzbin mesele ortaya çıkardığı, altmışdört bin fetva verdiği rivayet edilir. O, seçme kırk büyük âlim yetiştirmiştir. İmam-ı Ebu Yusuf, İmam-ı Muhammed ve İmam-ı Züfer bunların en meşhurlarındandır.

Hanefî Mezhebi önce Irak’ta çıkmış, oradan Mısır, Doğu ve Batı’ya yayılmıştır. Irak, Şam, Afganistan, Doğu ve Batı Türkistan, Kafkasya, Anadolu, Rumeli
1. Osmanlı İmparatorluğu’nun Güneydoğu Avrupa’daki topraklarının tümü. 2. Osmanlıların Balkanlar’da kurdukları eyâletin adı. 16.yüzyıla gelindiğinde Rumeli eyâletinin kapsadığı saha günümüz Bulgaristan’ı, güney Sırbistan, Makedonya, Bosna-Hersek, Karadağ, Arnavutluk, ve Tesalya (orta Yunanistan) bölgelerini içermekteydi. Tümünü oku (yeni pencerede açılır)
Türkleri ve Balkanlardaki Müslümanların hemen tamamı Hanefî’dir.

Ebu Hanife, İslam Hukuku’nun kurucusudur. O’nun mezhebi en önce takarrür eden, en kuvvetli, en sahih, en açık, kitap, sünnet ve sahabe görüşüne en uygun bir mezheptir.

İmam-ı Şafiî, “insanlar fıkıhta Ebu Hanife’nin iyalidir” der. O, fıkhı düşünceye yepyeni bir metod getirmiştir. Metodu içtihadın bütün türlerini içine alır. İmam-ı Azam metodunu, “Ben Allah’ın kitabıyla hüküm veriyorum. Kitapta bulamazsam Rasûlüllahın sünnetine sarılıyorum. Allah’ın kitabında ve Rasûlü’nün sünnetinde bir hüküm bulamadığım zamanlarda da sahabilerin sözlerine bağlanıyorum” (054) sözleriyle açıklar. Bunlara ilave olarak Ebu Hanife, kıyas, istihsan, icma ve örfe de fetvalarında önem vermiştir. O’nun fıkhında 1- Ticarî bir ruha sahip oluşu, 2- şahsî hürriyeti himaye edişi, belirgin iki vasfı teşkil eder.

Osmanlı İmparatorluğu’nun resmî mezhebi Hanefîlik’tir. Mahkemeler ve fetvalar bu mezhebe göre yürütülmüştür. Nitekim bazı ülkelerde Hanefi Mezhebi için Türklerin Mezhebi sözü gelenek haline gelmiştir. Amelde Hanefî Mezhebi’ne bağlı olanlar, itikad konusunda Ebu Mansur Mâturidi’ye uymuşlardır.

Bu yazıda yorumlar kapalı.